KÖYDEKİ BAZI MEVKİLERİN İSİMLERİ

Bulduklar: Aşağı Mahallenin güney batı istikametinde Cevizler Dibinin biraz daha batısı olan mevkiye Bulduklar denir. Köye yeni gelen ailelerden birisi çocuğunu kaybetmiş. Köylüler hep birlikte aramaya çıkmışlar. Uzaktan görebildiklerine bağırmışlar, Buldunuz muu! Buldunuz muu! Çocuğu sonunda bulmuşlar. Bulanlar çocuğu buldukları yerden cevap vermişler Bulduuuk1 Bulduuk! O günden sonra kayıp çocuğun bulunduğu yere bulduklar demişler ve o mevkinin adı bulduklar kalmış.
Güvendik: Güney Mahallenin yaklaşık beşyüz metre doğusu, Öküz Yatağı’nın Güney istikametinin alt tarafı mevkiine Güvendik denir. Köye yeni gelenler su aramaya başlamışlar. İçimi çok iyi bir su bulmuşlar ve sevinmişler. Kızık dilinde sevinmenin diğer adı güvenmektir. Suyu bulduklarına çok güvenmişler, ve suyun bulunduğu mevkiye Güvendik adını vermişler. Güvendik suyuna alışanlar kolay kolay başka su içemezler. Kireç oranı yok denecek kadar az, çamaşırları yıkamaya çok elverişli bir sudur.
Kızılca Pınar: Güney mahallenin kuzey tarafında Kızık Kaşına çıkılan yolun sağ tarafında ve 25-30 metre yakınında suyu baharda çoğalan yaz aylarında çok azalan bir pınardır. Suyu kireçsiz ve tatlı bir içimi vardır. Suyun çıktığı yerin toprağının kızıl olması nedeniyle bu ad verilmiştir.
Çilçek Pınarı: Kızık Kaşının Kuzey ve Göl Yanı’nın batısında Gökçukur mevkisinde alçak ve çukurda kalan meşe ve fındık ağaçlarının içersinde ağaçtan yapılmış tatlı içimli suyu olan bir pınardır. Çilçek sözcüğü topraktan yapılmış çanak çömlek anlamına gelmektedir. Bu pınarın etrafındaki tarlaların topraklarında bu pınarın suyu ile yoğrulup pişmiş vaziyette bol miktarda toprak çanak çömlek parçaları bulunmaktadır. Bu yüzden bu pınara Çilçek Pınarı denmiştir. Gök Çukur ve Çilçek Pınarı civarında Kızıklılardan başka kavimlerin yaşadığı bu çilçek artıkları ve oralardaki tarlaların büyük çakıllarla taraslanmaya çalışıldığından anlaşılmaktadır. Kızık Köyünün olduğu yerde de başka bir uygarlığın yaşadığı gerçeği mezarlardan ve çeşitli kalıntılardan anlaşılmaktadır. Bu konuya başka bölümlerde etraflıca değineceğim.
Abdu Pınarı: Kızılca Pınarın yaklaşık 200 metre doğusunda Halların sayasına giden patika yolun üzerende meşe ağaçlarının içinde küçücük bir pınardır. Aşağı Mahallede Koca Mustafalar ailesinden Abdi isimli bir şahsın buradaki suyu bularak bir pınar yapması nedeniyle Abdu Pınarı adı verilmiştir. Daha sonraları bu su ağaçtan yapılmış borularla (künt) Güney Mahalle Eski Cami yanındaki çeşmeye, Güvendik Suyuna karıştırılarak götürülmüştür.
Akça Pınar: Kuzey Mahallenin doğusunda, Gokurdana giden yolun üzerinde oldukça suyu fazla akan bir pınardır. Bulunduğu yerin toprağının beyaz olmasından ötürü Akça Pınar adını almıştır. Buranın toprağı ahşap evlerin duvarlarının sıvasında kullanırdı. Çoğu zaman badana görevini görürdü.
Kıran: Killik Kaşı’nın hemen kuzey kısmına Kıran adı verilir. Vaktiyle Karca Köyü’nün mahallesi olan Kıran’ın ilk yerleşim yerinin burası olduğunu rivayet edilir.
Karakaşlar: Göney Mahallenin Aşağı Pınar kısmının güney istikameti, Boyalık Mevkiinin aşağısında bulunan kesime Karakaşlar denir. Bu günkü Karakaşların bulunduğu yerde Karakaşlar diye bir köy olduğu söylenir. Ev yerlerinin temel taşlarının var olduğunu söylerler. Buradan kalkarak Seben’in Karakaş Köyüne mi yerleştiler? Yoksa bilinmeyen bir yere mi gittiler? Akıbetleri hakkında kesin bir bilgi yoktur.
Erencük: Karaağaç mahallesinin üst Kuzey tarafına Erencük denir. Vaktiyle Karca Köyü’nün Erencük Mahallesinin burada yaşadığı söylenir.
Killik: Güney Mahalenin Kuzeyinde, Kızık Kaşı’nın batısındaki tepeye Killik denir. Toprağın altından bol miktarda sırt ve baş kili çıkmaktadır. Sırt kilinin rengi açık mavi renkte olup banyo yaparken sırta sabun niyetine sürülür ve vücudu temizlediği, cilde çok iyi geldiği söylenir. Baş kilinin rengi kırmızı ile kahve rengi arasıdır. Saçları yıkarken sürülür. Saçları yumuşak tuttuğu gibi kepeklenmeyi de önler. Şampuanlar yokken çok rağbet edilen bir maddeydi. Killikten kil çıkartan köylüler öküz arabalarına killeri yükleyerek Bolu ve civarı köylerine satmaya, buğday patates gibi ürünlerle değişmeye giderlerdi. Kil köyün geçim kaynaklarından biriydi. Zamanla kil çıkarma işi terk edildi. Bu mevkiinin adı kil çıkmasından dolayı killik olarak adlandırılır.
Kayadibi: İdriz Dağının kuzey yamacında akkaya diye uçurum bir kayalık mevcuttur. Kayalığı yüksekliği 2-3 minare yüksekliğe kadar olup keskin bir dikle dağın eteğine kadar uzanır. Tamamen kayalık olup, beyaz kireç taşı kayalarından oluşmaktadır. Doğu batı istikametinde uzanır. Yaklaşık 300-400 metre uzantıya sahiptir. Doğu ucunda bir mağara mevcut olup, mağaraya patika bir yol uzanmaktadır. Bu yoldan dikkatlice çıkılırsa yirmi dakika içersinde mağaraya ulaşılır. Beş altı metre yüksekliğinde. Üç oda genişliğinde bir adamın rahatlıkla girip çıkacağı en ve boyda girişi vardır. Akkayanın eteklerinde düzlenti kısımlarda ekilip biçilir araziler ve otlaklar mevcut olup. Kayanın dip kısmındaki bu mevkiiye Kayadibi denir.
Topraklık: Martlının güney ve Şişoldunun kuzey kesimine Topraklık denir. Buranın toprağı ile ocak başları sıvanırdı. Eski köy evlerinin duvarlarına badana niyetine sürülür, fırınların altlarına sıva yapılırdı. Bu tür ihtiyaçlarını köylüler buradan karşıladıkları için buraya topraklık adı verilmiştir.
Köyümüzde daha bir çok yer ve mevki adları mevcut olup bu adların niçin verildiği bilinmemektedir.

Kapı: Olcaklarda Taşlıyaylaya giden yol üzerinde, Kuzgölcük yol ayrımına yakın bir yerin adıdır. Kozyaka Yaylası ile Kızık Köyü Sınırında eskiden bir kapı varmıştı. Onun için bu mevkiye kapı denir.
İlvanlıların Harman Yeri: Güvendik suyunun çıktığı yerin güney doğu kenarındaki tarlaya denir. burada İlvanlılar ailesinin harmanının olduğu söylenir. Sakalar (YILDIRIM) lar sülalesine İlvanlılar denir. Belki bu sülaleden gelmiş olabilirler.
Öküz Yatağı: Güzün Güney Mahallenin öküzü yatarmıştı. Güvendiğin biraz yukarısındaki düzlüğün adıdır. Burada geceleri öküzler yattığı için Öküz Yatağı denmiştir. Sonradan Sönürde ağıl yapılarak Güney Mahallenin öküzü bu ağılda yatmıştır. Ağıl hala durmaktadır. Taşla çevrili olarak yapılmıştır.

Bookmark the permalink.

Comments are closed